Bir sonraki ekonomik devrime yön vermek
Bilginin bol, erişilebilir ve sürekli değiştiği bir bilgi ekonomisinin içindeyiz. Ancak bilgi elimizin altında olsa da onu etkili kullanacak bilgelik çoğu zaman eksik kalıyor. Bilgi merkezli bir dönemden, ne bildiğimiz kadar bunu anlamlı etki yaratmak için nasıl kullandığımıza da değer veren bir bilgelik ekonomisine geçme zamanı.
Sayısız girişim, KOBİ ve büyük şirket kurslar, atölyeler ve çevrim içi kaynaklarla daha fazla bilgi toplamaya çalışıyor. Fakat bilgi biriktirmekle onu bilgece uygulamak arasında büyüyen bir boşluk var. Bağlamdan ve uygulamadan kopuk bilgi, amaçlı değişim yaratmak yerine kendi başına bir amaca dönüşebilir.
Bilgi ve teknolojik olanaklar giderek daha erişilebilir olacak. Belirleyici olan, ikisini anlamlı bir bağlama yerleştirip sorumlulukla uygulayabilmektir.
Gerçek yenilik için “yanıtlar çağından” “sorular çağına” geçmeliyiz. Otomasyon ilerledikçe anlamlı ve güçlü sorular sorma yeteneği, yalnızca yanıtları bilmekten daha kritik hale geliyor.
Bu gelişimi bilgi ekonomisinden bilgelik ekonomisine geçiş olarak görüyoruz.
Bilgelik ekonomisinde ilerleme, her yeni olanağı hemen kullanmak değildir. Şirket, çalışanları ve hedefleri için gerçekten anlamlı olanı görmektir. Teknoloji, uzmanlık ve deneyim tek başına değil, iş bağlamında değerlendirilir.
Geleceğe uygunluk bilgi, deneyim, teknoloji ve insan muhakemesinin etkileşiminden doğar. İyi sorulara alan açıldığında, farklı bakış açıları birleştiğinde ve kararlar yalnızca kısa vadeli sonuçlarıyla değerlendirilmediğinde gelişir.
Şirketler için bu, yeni olanakları refleksle kabul etmemek veya baştan reddetmemek demektir. Önemli gelişmeleri erken görmek, gerçek etkilerini anlamak ve şirketin gelişimine uygun kararlar çıkarmak gerekir.
Çalışmamız bu kesişimde başlar. Şirketlerin karmaşıklığı düzenlemesine, net öncelikler belirlemesine ve içgörüleri somut, sürdürülebilir gelişime dönüştürmesine yardım ederiz.



